Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Kulaklıkaya’dan Filistin yönetimine mali ve kurumsal destek çağrısı
Selen Valente Rasquinho
13 Temmuz 2026•Güncelleme: 13 Temmuz 2026
Brüksel’de düzenlenen Filistin Donör Grubu 2. Toplantısı’nda konuşan Kulaklıkaya, toplantıyı düzenleyen Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’na ve Filistin yönetimine, Filistin meselesini uluslararası gündemin üst sıralarında tuttukları için teşekkürlerini iletti.
Kulaklıkaya, “Bugün, İsrail’in pervasız ve uluslararası hukuka aykırı yayılmacı ve saldırgan politikalarının etkisiyle bölgesel gerilimlerin yeniden arttığı bir dönemde bir araya geliyoruz.” dedi.
Filistin topraklarındaki işgalin sona erdirilmesi ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin zorunluluğuna işaret eden Kulaklıkaya, şunları söyledi:
“Ağır kısıtlamalar altında faaliyet gösteren Filistin yönetimi, varlığını sürdürme mücadelesi vermektedir. Filistin devletinin mali durumu endişe vericidir. Artan İsrail yaptırımları ve uygulamaları ile ekonomik boğmaya varan sistematik aksaklıklar nedeniyle Filistin ekonomisi çöküşün eşiğindedir. Filistin yönetiminin kısa vadeli mali istikrarı, alıkonulan vergi gelirlerinin derhal serbest bırakılmasına bağlıdır.”
Kulaklıkaya, İsrail’de birbirini izleyen hükümetlerin ortak hedefinin “bir Filistin devletinin kurulmasını engellemek ve Filistin halkını boyun eğdirmek” olduğunu vurgulayarak, “Gazze’ye yönelik abluka, Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimlerin artması, yerleşimcilerin şiddetinin tırmanması ve Doğu Kudüs’te kutsal mekanlarda fiili durumlar yaratmaya yönelik provokasyonlar, bu boyun eğdirme politikasının diğer yansımalarıdır.” diye konuştu.
Bu nedenle, çabaların apartheid projesini geriye çevirmeye ve Filistin yönetimine mali, teknik ve insani yardım yoluyla destek sağlamaya odaklanması gerektiğine dikkati çeken Kulaklıkaya, “Aynı zamanda, bu ağır ekonomik kuşatmaya rağmen Filistin yönetimi, etkili kamu hizmetleri ve şeffaf yönetişim sağlamak amacıyla teknik, mali ve idari kapasitesini güçlendirmeye odaklanan kendi reform gündemini ilerletmelidir.” ifadelerini kullandı.
Kulaklıkaya, bir diğer önemli dönüm noktasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla kabul edilen Gazze’deki Çatışmanın Sona Erdirilmesine Yönelik Kapsamlı Plan’ın uygulanması olduğunu vurgulayarak, Filistin yönetiminin genel seçim tarihini açıklamasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Kulaklıkaya, şöyle devam etti:
“Gazze’deki ateşkes, İsrail’in devam eden ihlallerine rağmen sürerken, ikinci aşamaya geçiş; ateşkes anlaşmasına tam olarak uyulmasını, esnekliği ve uluslararası toplumun daha güçlü katılımını gerektirmektedir. Türkiye, kapasite geliştirme projeleri ve kalkınma yardımları aracılığıyla Filistin’i desteklemeyi sürdürecektir.”
Kulaklıkaya, “UNRWA’nın Gazze’deki iyileşme ve yeniden yapılanma çalışmaları açısından, NEASG (Yakın Doğu Barış Süreci Geçici İrtibat Grubu) ve Barış Kurulu ile iş birliği içinde hareket etmesinin hayati önem taşıdığına inanıyoruz.” dedi.
Tüm ortak çabaların nihayetinde “1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin devletinin hayata geçirilmesi”ne odaklanması gerektiğinin altını çizen Kulaklıkaya, “Uluslararası toplum artık söylemlerin ötesine geçmelidir. Filistin yönetimini mali ve kurumsal açıdan desteklemeliyiz.” çağrısında bulundu.