GÜNDEM

Euro-Med Başkanı Abdu, İsrail hapishanelerindeki Filistinli doktorların hayatlarının tehlikede olduğunu belirtti


Layan Bsharat, Esat Fırat

05 Temmuz 2026Güncelleme: 05 Temmuz 2026

Rami Abdu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi Müdürü Doktor Husam Ebu Safiyye’nin yaşamının ciddi bir tehdit altında olduğunu belirtti.

Abdu, avukatından alınan son bilgilere göre, Ebu Safiyye’nin fiziki olarak tasfiye edilmesine yönelik somut ve ciddi endişeler bulunduğunu vurguladı.

Ebu Yusuf Neccar Hastanesi Müdürü ve Gazze’deki sahra hastanelerinin yönetiminden sorumlu doktor Mervan el-Hams’ın durumuna da değinen Abdu, “Elimizdeki bilgilere göre doktor Mervan el-Hams, kalbinin durmasına neden olan günlük işkence seanslarına maruz kalmaktadır ve hayatı doğrudan tehlike altındadır.” ifadelerini kullandı.

Abdu, Euro-Med olarak Uluslararası Kızılhaç Komitesinden (ICRC), her iki doktorun durumunu yerinde incelemek üzere acil ziyaret talebinde bulunduklarını kaydetti.

Aralık 2024’te Kemal Advan Hastanesi’nin Hamas tarafından komuta merkezi olarak kullanıldığını iddia ederek baskın düzenleyen ve Ebu Safiyye’yi alıkoyan İsrail ordusu, hastane müdürü doktor EbuSafiyye’nin Hamas üyesi olduğundan şüphelenildiğini iddia etmişti.

İsrail tarafından ağır şartlar altında tutulduğu ve sağlık sorunları yaşadığı bilinen Ebu Safiyye’nin işkence ve tıbbi ihmale maruz bırakıldığı ortaya çıkmıştı.

Ebu Yusuf Neccar Hastanesi Müdürü Hams ise 21 Temmuz 2025’te görevi başındayken İsrail ordusu tarafından alıkonulmuştu.

Hams’ın alıkonulduğu sırada uygulanan şiddet nedeniyle ayağından yaralandığı kaydedilmiş, nerede tutulduğu ve sağlık durumunun nasıl olduğunun bilinmediği açıklanmıştı.

Filistin Esirler Cemiyeti: İsrail, doktor Ebu Safiyye’yi hapishanede tasfiye etmeye çalışıyor

Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, İnsan Hakları İçin Doktorlar Derneği işbirliğiyle doktor Ebu Safiyye’nin avukatından edinilen yeni bilgilerin, İsrail makamlarının Filistinli doktora yönelik doğrudan hedef alma politikasını tırmandırdığını kesin olarak ortaya koyduğu belirtildi.

Açıklamada, Ebu Safiyye’nin fiziksel ve psikolojik olarak çökertilmesini amaçlayan sistematik bir işkence mekanizmasına ve ağır gözaltı koşullarına maruz bırakıldığı, bunun da hapishane içinde yürütülen tasfiye girişimlerinin açık bir uzantısı olduğu vurgulandı.

“Nitzan hapishanesine nakledilmesi tehlikeli bir tırmanış”

Doktor Ebu Safiyye’nin, işkence, kötü muamele, aşağılama, tecrit ve tıbbi tedaviden mahrum bırakma iddialarıyla bilinen Nitzan Hapishanesi’nin “Rakefet” bölümüne nakledilmesinin tutukluluk koşullarında tehlikeli bir tırmanış olduğu ifade edildi.

İsrail hapishanelerindeki tıbbi ihmal ve işkence politikalarının tutukluların hayatını her an riske attığına dikkat çekilen açıklamada, geçmiş aylarda yapılan kınama ve uyarı açıklamalarının Filistinli esirlere yönelik ihlalleri durdurmada yetersiz kaldığı, esirlerin cezaevlerinde “sistematik bir yok etme politikasıyla” karşı karşıya olduğu kaydedildi.

Açıklamada, İsrail makamlarının cezaevi sistemini işkence ve tıbbi ihmal yoluyla bir “yavaş ölüm” aracı olarak kullandığı suçlamasında bulunuldu.

Ebu Safiyye’nin, herhangi bir suçlama yöneltilmeksizin tutukluluğunun sürdürülmesinin, hayatına yönelik endişeleri artırdığı ve keyfi tutukluluğu tescillediği aktarıldı.

Uluslararası topluma “harekete geçme” çağrısı

Filistin Esirler Cemiyeti, uluslararası insan hakları kuruluşlarını, Birleşmiş Milletler organlarını ve Uluslararası Kızılhaç Komitesini (ICRC) sadece kınama açıklamaları yapmakla yetinmeyip, tutuklu doktorun derhal korunmasını sağlayacak ve İsrail hapishanelerindeki diğer sağlık çalışanlarıyla birlikte serbest bırakılması için acil ve somut adımlar atmaya çağırdı.

Ebu Safiyye ve diğer tüm Filistinli esirlerin hayatından ve kaderinden tamamen İsrail makamlarının sorumlu olduğu belirtilen açıklamada, İsrail’e destek ve koruma sağlayan ülkelerden de hesap sorulması gerektiği ifade edildi.

Hapishanelerdeki esir sayısı 9 bini aşmış durumda

Açıklamada paylaşılan verilere göre, Temmuz 2026 başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli esir sayısı yaklaşık 9 bin 400’e ulaştı.

Bu kişilerden 1320’si İsrail tarafından “yasa dışı savaşçı” olarak sınıflandırılırken, idari tutukluların ise herhangi bir suçlama ya da yargılama olmaksızın alıkonulduğu hatırlatıldı.

Gazze Şeridi’nden gözaltına alınan yüzlerce kişinin akıbetinin, İsrail makamlarının tutuldukları yerleri veya sağlık durumlarını açıklamayı reddetmesi nedeniyle hala bilinmediği aktarıldı.

Ayrıca, Gazze’deki savaşın başlamasından bu yana İsrail hapishanelerinde ve askeri kamplarında 100’den fazla esirin hayatını kaybettiği, bunlardan 90’ının kimliğinin açıklandığı bilgisi paylaşıldı.



Source link