BM, çatışmaların yaşandığı Sudan’da yaygın ve acımasız cinsel şiddet olaylarını belgeledi
Muhammet İkbal Arslan
23 Haziran 2026•Güncelleme: 23 Haziran 2026
BM İnsan Hakları Ofisi, Nisan 2023’ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında çatışmaların yaşandığı Sudan’daki duruma ilişkin yeni raporunu yayımladı.
Raporda, Sudan’da çatışmalarla bağlantılı yaygın ve acımasız cinsel şiddet olaylarının belgelendiği kaydedilerek, bu vahşetin mağdurlar, aileleri ve toplum üzerinde derin ve uzun vadeli etkilerinin olduğu belirtildi.
Cinsel şiddetin, sivil nüfusu terörize ve travmatize etmek için sürekli bir taktik olarak kullanıldığına işaret edilen raporda, çatışmaya bağlı cinsel şiddetin adalet ve mağdur merkezli ele alınmaması halinde Sudan’da barış ve sosyal uyumun gelecek yıllarda baltalanma riski olduğu vurgulandı.
Raporda, “Çatışmanın başlangıcından bu yılın nisan ortasına kadar Sudan’ın 18 eyaletinden 16’sında çatışmayla bağlantılı 546 cinsel şiddet olayını doğruladık. Bu olaylarda 539 kadın, 284 kız çocuğu, 8 erkek ve 7 erkek çocuğu olmak üzere en az 838 mağdur etkilendi.” denildi.
Bu rakamların, buzdağının görünen kısmını temsil ettiği vurgulanan raporda, sürekli olarak eksik raporlama yapılmasının, cinsel şiddetin yaygınlığının tam boyutunu gizlediğine işaret edildi.
Doğrulanan olayların çoğunun, HDK üniformalı erkekler, bağlı kuruluşlar ve Arap milislere atfedildiği belirtilen raporda, Sudan ordusu bağlantılı güvenlik güçleri ve bağlantılı silahlı hareketlerin de ilişkilendirildiğine değinildi.
BM Komiseri Türk’ten “hesap verebilirlik” çağrısı
Raporda görüşlerine yer verilen BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, “Ocakta Sudan’daki görevimin sonunda da uyardığım gibi cinsel şiddet bir savaş silahı olarak kullanılıyor. Bu bir savaş suçudur ve yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak işlenirse insanlığa karşı bir suçtur.” ifadesini kullandı.
Türk, hesap verebilirliğin sağlanması için çatışma sırasında işlenen cinsel şiddet eylemlerine ilişkin zamanında, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yapılması çağrısında bulundu.
Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana ordu ile HDK arasında devam eden çatışmalar nedeniyle on binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi.
Avrupa’daki 7 ülkeden Sudan’daki çatışmalara ilişkin ortak açıklama
İngiltere, Norveç, İtalya, Fransa, Almanya, İrlanda ve Hollanda Dışişleri Bakanları, Sudan’daki çatışmanın tüm taraflarını, son derece ağır bir insani krizin etkisi altındaki sivil halkı korumak ve gerilimi düşürmek için acilen itidale davet etti.
7 Avrupa ülkesinin dışişleri bakanları, Sudan’daki gelişmelere ilişkin ortak bir bildiri kabul etti.
İtalya Dışişleri Bakanlığının paylaştığı ortak bildiride, “Aynı görüşte olan ülkelerin dışişleri bakanları olarak saldırıların durdurulması ve sivil halkın korunmasının sağlanması yönündeki tekrarlanan çağrılara rağmen, El Ubeyd’e yönelik devam eden saldırılara ilişkin raporlardan derin endişe duyuyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Bildiride ayrıca, “Uluslararası toplum, geçen yıl El Faşir’de işlenen ve soykırım niteliği taşıdığına dair güçlü değerlendirmeler yapılan vahşete tanıklık etti. Bu tür trajedilerin tekrar yaşanmasına izin veremeyiz.” ifadeleri yer aldı.
Bildiride, son haftalarda El Ubeyd’e yönelik insansız hava aracı saldırılarının sivil kayıplara yol açtığı, kritik seviyede olduğu belirtilen yakıt, gıda ve su kıtlığını daha da ağırlaştırdığı kaydedildi.
Yağmur sezonu yaklaşırken, hayat kurtarıcı destek sağlayan insani yardım çalışanlarının kasıtlı saldırıların hedefi olduğu belirtilen bildiride, şunlar kaydedildi:
“Ayrıca yakın zamanda bir saldırı olabileceğine dair güvenilir sinyaller bulunmaktadır. Bu kritik bir dönemeçtir ve uluslararası toplum harekete geçmelidir. Hızlı Destek Kuvvetlerini (HDK) saldırılarını derhal durdurmaya çağırıyoruz. Siviller güvenli şekilde bölgeden ayrılabilmeli ve tüm taraflar hızlı, güvenli ve engelsiz insani yardım erişimini garanti etmelidir. HDK, Sudan Silahlı Kuvvetleri ve müttefikleri gerilimi düşürmeli, uluslararası insancıl hukuka uymalı ve Cidde Bildirgesi kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmelidir.”
Ortak bildiride, Sudan’da şiddetin sona ermesi, sivillerin korunması ve ihlallerden sorumlu olanların hesap vermesi gerektiği ifade edildi.