Çocukluk hayalini “Anadolu’nun El-Hamrası”nda gerçekleştiriyor
Serhat Zafer, Sercan Küçükşahin
25 Temmuz 2026•Güncelleme: 25 Temmuz 2026
Avrupalı bilim insanlarınca “Anadolu’nun El-Hamrası” olarak da nitelendirilen Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası’nın müezzini 44 yaşındaki Ayan, eseri ziyarete gelenlere eşlik edip, gönüllü mihmandarlık yapıyor.
Ayan, AA muhabirine, 1999’da Divriği ilçesindeki imam hatip lisesinden mezun olduğunu söyledi.
Okula başladığı dönemlerde öğretmenlerinin “Nail, Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası senin için biçilmez kaftan, orada görev yapmayı arzula” dediklerini aktaran Ayan, kendisinin de bu hayali kurduğunu anlattı.
Ayan, 2005’ten itibaren camide sözleşmeli olarak göreve başladığını, 2011’den itibaren ise kadrolu olarak görev yaptığını dile getirdi.
Bu durumun onur verici olduğunun altını çizen Ayan, “Çocukluk hayalimi gerçekleştirdim. Hemen yanı başında imam hatip lisesinde okurken vakit namazlarına, cuma namazlarına Divriği Ulu Cami’ye geldiğimde Rabbime bana burada görev nasip eyle diye dua ettim. Rabbim de duama icabet etti ve duam kabul oldu.” diye konuştu.
“Bu eserde görev yapmanın tarifi yok”
Ayan, Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası’na gelen ziyaretçilerin elinin boş dönmesine gönlünün razı olmadığını, bundan dolayı edindiği bilgilerle 20 yılı aşkın süredir ziyaretçilere gönüllü mihmandarlık yaptığını vurguladı.
Ziyaretçilere dili döndüğünce edindiği bilgilerle mihmandarlık yaptığını belirten Ayan, “Eseri ziyarete gelen sanat tarihçisinden, tasavvufçudan, mimardan, inşaat mühendisinden, kitaplardan kendimce bir aşure hazırladım, ziyaretçilerimize bilgilerimizi ikram ediyoruz. Bu eserde görev yapmanın tarifi yoktur. Buradan 1 hafta 10 gün ayrı kalsam burnumda tütüyor. Bu bir aşktır, bu bir sevgidir.” ifadelerini kullandı.
“Turistlerin burada İslam ile şereflenmesine şahit oldum”
Ziyaretçilerle yaşadığı anılarını da anlatan Ayan, şöyle devam etti:
“Alman ve 2 Rus’un bu eseri gezdikten sonra İslam ile şereflenmesine şahit oldum. Belçikalı 65 yaşında karı kocaya rehberlik ederken belli bir noktadan sonra ben sustum, onlardan bilgiler edinmeye başladım. Çünkü kendisi 30 yıl önce Müslüman olduğunu, İslam tarihini öğrendiğini ve profesör olduğunu ifade etti. Bakmak ile görmek arasındaki farkı iyi ayırt etmeme vesile olan kişilerden biridir. Yıllardan beri duvara baktığımızda görmediğimiz bazı motifleri onun sayesinde görüp insanlara naklediyor hale geldik. Bu esere her geldiğimde yeni bir şeyler görebiliyorum, yeni bir şeyler keşfedebiliyorum. Yerli, yabancı gelen turist kafilelerimize, misafirlerimize çocukluk hayalim bu eseri dilimizin döndüğünce anlatmaya gayret ediyorum.”
Ayan, eserin restorasyon çalışmasının ardından ziyaretçi sayısının arttığına değinerek, “Restorasyon öncesinde sezon dediğimiz nisan-ekim arasında 30-35 bin kişi ziyaret ederken, restorasyondan sonra geçen sene 220-230 bin gibi bir sayıya ulaşıldı.” dedi.