Afrika’nın rekabet gücünü artırmada en büyük zorluklardan biri orta ve uzun vadeli yatırımlardır
Adam Abu-bashal, Ahmed Satti
18 Nisan 2026•Güncelleme: 18 Nisan 2026
Anadolu Ajansının (AA) “Global İletişim Ortağı” olduğu, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında “Afrika’nın Geleceğine Yatırım Yapmak: Strateji, Ölçek ve Rekabet Gücü” başlıklı panelde, kıtanın ekonomik potansiyeli, yatırım ihtiyaçları ve rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler ele alındı.
Moderatörlüğünü TRT World sunucusu Brenda Achieng Czeda’nın yaptığı panele Uganda Dışişleri Bakanı Odongo Jeje Abubakhar, Ruanda Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Olivier J.P. Nduhungirehe, Zambiya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Mulambo Haimbe, Sao Tome ve Principe Devletten Sorumlu Dışişleri, İşbirliği ve Topluluklar Devlet Bakanı Eliza Maria Amado Vaz, Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim, UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh ve Afrika Kıtası Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) Sekreteryası Genel Sekreteri Wamkele Mene katıldı.
Finansman kaynaklarının önemi
UNSMIL Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, Afrika’nın henüz yeterince fark edilmemiş büyük bir fırsat sunduğunu belirterek, “Kıtada serbest ticaret alanının oluşturulması ve yatırımların artırılması Afrika’yı cazibe merkezi haline getirecek.” dedi.
Tetteh, Afrika’nın kalkınması için stratejik adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, başarılı örneklerin öne çıkarılmasının hem kamu hem de özel sektör açısından ölçeklenebilir projelerin mümkün olduğunu göstereceğini ifade etti.
“Afrika’nın rekabet gücünü artırmada en büyük zorluklardan biri orta ve uzun vadeli yatırımlardır.” diyen Tetteh, uygun maliyetli finansman kaynaklarının oluşturulmasının önemine işaret etti.
Savaşın nedenlerinden biri doğal kaynaklar üzerindeki hakimiyet
Sudan Dışişleri Bakanı Salim, ADF’nin Afrika’ya ışık tutma açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, kıtanın çoğu zaman savaş ve yoksullukla anıldığını ancak büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Afrika nüfusunun yüzde 60’ını gençlerin oluşturduğuna dikkat çeken Salim, Sudan’ın tarım, hayvancılık, madenler, petrol ve gaz gibi birçok alanda büyük zenginliklere sahip olduğunu vurguladı.
Salim, Sudan’da süregelen savaşın temel nedenlerinden birinin doğal kaynaklar üzerindeki hakimiyet mücadelesi olduğunu belirtti.
Bakan Salim, “Afrika ülkeleri ekonomik entegrasyon ve işbirliği doğrultusunda hareket etmesi halinde hem bölgesel hem de uluslararası ortaklar için güçlü bir yatırım zemini oluşturulabilecek.” dedi.
“Afrika içi işbirliği ve kaynak yönetimi kritik önemde”
Afrika’nın kalkınması için doğal kaynakların etkin yönetimi ve ortak bir anlayış geliştirilmesi gerektiğini belirten Salim, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve gerçek ortaklıkların kurulmasının önemine dikkati çekti.
Salim, dış aktörlerin farklı niyetlerle gelebileceğini ifade ederek, Afrika ülkelerinin kendi aralarındaki işbirliğini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Sudan’ın stratejik konumuna da değinen Salim, Kızıldeniz’de yaşanan gerilimler göz önüne alındığında ülkesinin önemli bir alternatif sunduğunu belirtti.
Salim, 800 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip Sudan’ın Afrika için önemli bir çıkış kapısı olabileceğine işaret ederek, savaşın sona ermesiyle birlikte yatırımcılar için geniş fırsatlar sunulacağını ifade etti.
“AfCFTA Afrika için dönüm noktası”
Ruanda Dışişleri Bakanı Nduhungirehe ise Afrika’nın doğal ve beşeri kaynaklar açısından zengin bir kıta olduğunu ancak doğru kararların alınmasında eksiklikler yaşandığını belirtti.
Kıtanın sahip olduğu insan gücü ve doğal kaynakların doğru yatırımlarla desteklenmesi halinde gerçek anlamda zenginliğe ulaşabileceğini ifade eden Nduhungirehe, AfCFTA’nin bu süreçte önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.